Seyfettin Esin - Geçiktirme Gelişlerini



Özel olmak…
Her şeyden özge,yani eşsiz olmak,belki tanrısal bir ifade ama, kimseye benzememek.Şiire,romana konu olmak.
Kaynağı olmak gözlerde doğup kalbe akan tüm ırmakların.
Sonra nedeni olmak tüm sevinçlerin.
Ve mutluluğa açılan tüm kapıların gizli şifresi olmak.

Yıldızlı gecelerin aydınlığında Toros’larda Karacaoğlan’ın kulağına aşkı fısıldamak.
Konya’da Mevlana’ya “Gel” dedirtmek.
Bir ayrılık şarkısında nağme,daha bestelenmemiş bir operanın sihirli notaları olmak.
Ninova’da güneşi kıskandıran tanrıça olmak.
Mezopotamya’da Newroz ateşi olup, ısıtmak kara kışın dondurduğu tüm umutları.
Yeniden özgür olmak.
Koşmak deli taylar gibi uçsuz bucaksız tüm bozkırları.

Merhameti,sevgiyi yeniden tanımlamak.
Zeyniler köyünün küçük Munise’sinin karda donmak üzere olan minicik ayaklarını ısıtmak şöminenin yanı başında.
Anne şefkatini yorgan misali sarmak, üşüyen küçücük bir bebeğin soğuktan morarmış tenine.
Çalıkuşu olmak Anadolu’nun unutulmuş gözden ırak bir coğrafyasında….
Sen olmak karagözlüm.
Özel ve özge olmak…

Ne kadar özel olduğunu,çaresiz kelimelerin sırtına vurmadan anlatmak isterdim sana olan aşkımı.
Ama o kadar kifayetsiz ki sözcükler; Durmadan dönüp duruyorum yorgun cümlelerin anaforunda.
Her dönüş sorası çaresizliğinde tekrar sarılıyorum o sözcüklere.
Hani seni anlatabilecek olanı belki yakalarım diye.

Kara gözlerini anlatamıyorum mesela.
Bazen bir zeytinin, bazen de Babil’in asma bahçelerinde yetişen,üzüm tanelerindeki karaya benzettiğim.
Yürüyüşün o kadar yumuşak ki yere basıp,basmadığından bile şüphe duyuyorum.
Ancak pamuk yürüyüşü diye basit anlamlar yüklediğim.kelimelerin çaresiz kaldığı anlar var ya, işte o anları yaşıyorum kanamalı bir hastanın çaresizliğinde.

Arada bir gelişlerin var ya bana,ölümden beter gidişlerinin sebebi oluyor.
Gelişlerin olmazsa gidişlerinin acısı da olmayacak biliyorum.
Gelişlerinden aldığım hazla gidişlerinden duyduğum acıları tarttığımda,nedense gidişlerinin acısı daha ağır basıyor.
Buna rağmen yine gel.
Çünkü dokunduğun her nesne biraz sen oluyor.
Sen kokuyor oturduğun sandalye
Dokunduğun masa seni anlatıyor bana sen gittikten sonra.

Sen gittikten sonra kapatıyorum tüm kapıları pencereleri.
Zira,kokun daha uzun süreli eşlik ediyor bana.
O zaman daha uzun süre kalıyorsun benimle.
Daha uzun süreli hissediyorum varlığını.
Masada bıraktığın ve hep üşüyen ellerini avuçlarımda ısıtıyorum sen gittikten sonra.Sıcacık olsunlar diye…
Kokuna sarılıyorum.
Sana sarılırcasına,sımsıkı.
Dudaklarından bir renk koparıyorum.
Ardından her yer kızıla boyanıyor.
Kızıl bir alev sarıyor dudaklarının değdiği dudaklarıma Yangınlar çıkmasın diye dua ediyorum.
Bu kez geciktirme gelişlerini.
Sen olmayınca
        çok 
             yalnız kalıyorum.

Sen
      olmayınca 
                     Üşüyorum.

Seslendirme Mustafa DAŞCAN

Seyfettin ESİN Şiirlerine Dön


Kişisel Yazar
Bu sayfa 2108 kere izlendi.


Yorumlar
Funda Mavi [ Şirin Kelebek ]
15.07.2011 17:44:47
Toros’larda Karacaoğlan’ın kulağına aşkı fısıldamak.
Konya’da Mevlana’ya “Gel” dedirtmek.


Çok güzel kalemdi...
Çok güzel bir yorumdu...
Yüreğinize acılar uğramasın.
Funda Mavi

Yadigar ÜNVER
09.08.2010 17:28:36
Sen gelince dört nala yeniden başlardı yaşamak
Dala su yürümesi gibi
Can yürürdü çorak bedenime
Dirilişim olurdun sevgili...
Seyfettin Bey,yürek kalemi...çok güzel bir şiirle düştünüz gönül sayfamıza ve iy ki düştünüz.Kaleminizin soluğu kesilmesin inşallah.



Özlem AYRAL(Mirage)
04.08.2010 04:00:50
Gelişlerinden aldığım hazla gidişlerinden duyduğum acıları tarttığımda,nedense gidişlerinin acısı daha ağır basıyor.
Buna rağmen yine gel.

Gelmelerde kaldı canım, takıldım gitmelere.Sahipsizliğimi sana adıyorum ey yar, gelmesende gel diyorum[Mirage]

Yazın ki gönlümüze tercüman olsun kelimeler üstad

sevda akbaba
24.07.2010 21:06:05
Sen gittikten sonra kapatıyorum tüm kapıları pencereleri.
Zira,kokun daha uzun süreli eşlik ediyor bana.
O zaman daha uzun süre kalıyorsun benimle.
Daha uzun süreli hissediyorum varlığını.
Masada bıraktığın ve hep üşüyen ellerini avuçlarımda ısıtıyorum sen gittikten sonra.Sıcacık olsunlar diye…
Kokuna sarılıyorum.
Sana sarılırcasına,sımsıkı.
Dudaklarından bir renk koparıyorum.
Ardından her yer kızıla boyanıyor.
Kızıl bir alev sarıyor dudaklarının değdiği dudaklarıma Yangınlar çıkmasın diye dua ediyorum.
Bu kez geciktirme gelişlerini.
Sen olmayınca
çok
yalnız kalıyorum.


muhteşem yorum ve sözler inanılmaz yalın.. çok teşekkür ediyorum..

hüsnü Key
24.07.2010 20:03:55
Harikasınız. Devamını yazacaksınız. Her güzel konu, güzel yürğinizden, güzel mısralara dönüşecek. Hep yazacaksınız. Ta ki; o parmaklarınız yazamayacak, gözleriniz seçemeyecek harfleri, o zaman yazdıracaksınız. Yazdıramayacak olursanız, sizi bilenler gözlerinizden okuyacaklar şiirlerinizi. Hayatınız şiirleriniz gibi sevgi ve ümit dolu olsun hep.

Nazlı Sözer
24.07.2010 15:23:23
ne diyebilirim ki
Son yıllarda okuduğum en elit şiirlerden bri tanesi
anlaşılması kolay, duygusu yoğun bir eser.
Kutlarım seyfettin bey
Artık her zaman takipcinizim





Yorum Yapın
Ad Soyad: Yorumunuz:
E-posta:
Tarih:
08.02.2012 17:32:50
 
 





Bu site Kişisel Yazar ile oluşturulmuştur.